İzmir’de seri katil 3 kişiyi öldürdü
Siirt’te çocukların içinde bulunduğu cinsel taciz skandalı
Fatih’ te kesilerek parçalara ayrılmış, derisi yüzülmüş köpek
Susurluk’ ta namus cinayeti
Ankara’ da vekil oğlunun meydan dayağı
Vs. vs. vs…
Son dönemde dikkat ediyormusunuz toplum olarak nasıl bir psikolojiye sahip olduğumuza, haberleri okuyoruz “vah vah” diyoruz sonrakine geçiyoruz, toplum olarak bu haberleri bu kadar sıklıkla görmemiz acaba duyarlılığımızı mı zedeliyor ki bu kadar basit duygularla hayatımıza devam edebiliyoruz, sokakta bir kavga gördüğümüzde kaçımız seyirci olmak dışında kavgayı ayırmaya çalışıyor, kavgayı ayırmaya çalışanların da başına neler gelebiliyor, nasıl bu kadar nefret dolu ama olaylara duyarsız bir hale gelebildik, bana dokunmayan yılanların bu kadar çoğalmasına nasıl izin verebildik, hangi zaman sürecinde başlıyor bu dejenerasyon hiç düşündük mü?
Her birimiz aslında kendi dünyasında birer aslanken, kendi ruh aleminde haksızlıklara düşmanken toplumsal bilinçte nerede duruyoruz bir baktık mı acaba? Sorular sorular sorular.. Hiç bitmeyecek ve herkesin kendince cevapları olan sorular, peki birde şimdi sizin bu sorularınıza bende birkaç soru eklesem,
Hiç dikkat ettiniz mi 1961 darbesine kadar Türk toplumunun yapısının nasıl olduğuna, sonra nasıl değiştiğine, 1980 darbesine kadar neler yaşandığına, sonra toplumun nasıl şekillendiğine, toplumsal değerlerin oluşmasında kırılma noktalarının darbeler olabileceğine Her darbenin demokrasimizde bizi 10 yıl geriye götürmesinin yanında bizi biz yapan değerlerde de geriye düştüğümüzün farkındamıyız acaba?
Demoklesin kılıcını başımızda hissetimizde sessizliğimizin de dozunu kaçırıyormuyuz? Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem, yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum diyen Akif’i hayat felsefemizde nereye koyuyoruz acaba? Tek dişi kalmış canavara mı ulaşmaya çalışıyoruz yoksa yeniden kendi medeniyetimizin temellerini mi atmaya başlamalıyız? Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır anlayışımıza ne oldu?
Bütün bu sorular insana yönelik sorular. Hepimizin şikayetçi olduğu bu soruların tek muhatabı bizleriz. Dolayısıyla bu soruların cevaplarını vermeye başladığımız noktada bizi biz yapan değerleri bulmaya başlayacağız.